Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi (Kuruluş ve Yükseliş Dönemi) Nokta Atışı Kpss Tarih Özet

0
233

Kpss Tarih Dersi Özet Nokta Atışı Bilgiler

Değerli arkadaşlar KPSS tarih konusunda aşağıdaki kpss tarih notları Mehmet Hocanın 15 yıllık tecrübesiyle ortaya çıkarmış olduğu özel nokta atışı bilgilerdir. Bu notlar telif hakkına tabi olup Tarihi Tekrar kitabımızda kullanılmıştır. Konu sırası biraz karışık gibi gelse de bu kpss tarih notlarını birkaç defa dikkatlice okuduğunuzda karşınıza çıkan kpss kitabındaki bu üniteyle ilgili kpss tarihte sorulabilecek sorulara aşina olduğunuzu göreceksiniz. İnşallah kpss tarih ten full çıkaracaksınız…Bana güvenin

Kpss Tarih ders notları Mehmet Hoca tarafından özenle hazırlanmıştır.Başka yerde yayınlanması yasaktır. Telif hakkına tabidir. Bu arada instagramdan da beni takip edebilirsiniz.  Takip etmek için tıklayın

Bu kısım önemli kpss milletinin değerli üyeleri…

Osmanlı Devleti’ni kuran Kayı boyu, Oğuzların Bozok kolundandır. Kayı sağlam, güçlü ve kuvvetlianlamına gelmektedir. Moğolların Orta Asya’yı istilası üzerine buradan Anadolu’ya doğru büyük bir Türk göçü başladı ve özellikle Anadolu’nun batısında Moğol etkisinden uzak, Bizans sınırında yoğun bir Türk iskânı yaşandı. Anadolu’ya gelen boylardan biri olan Kayılar, önce Ahlat yöresine yerleştiler. Türkiye Selçuklu sultanı I. Alâeddin Keykubat bu sırada göçebe hayatı yaşayan Kayıları Ankara yakınlarındaki Karacadağ yöresine yerleştirdi. Daha sonra ise Bizans üzerindeki baskıyı artırmak ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Bizans sınırındaki Söğüt ve Domaniç yörelerine yerleştirildiler. Bu sırada Kayıların başında Ertuğrul Bey bulunmaktaydı. Söğüt’ü kışlak, Domaniç’i yaylak olarak kullandılar. Damgaları (sembol) ok ve yaydı.

Tabiki twiter da da varız: Orada da beni takip ederseniz sevinirim. Sizi seviyorum, inşallah emeğinizin karşılığını alırsınız. Kpss tarih ile ilgili günlük bir soru çözmek isterim derseniz KPSS Tarih için her gün bir sorunun paylaşıldığı tarihi_tekrar_kpss twitır hesabımı da takip etmek için tıklayın

Koyunhisar Savaşı (1302):Bursa tekfurunun öncülüğünde birleşen Rum tekfurları, Bizans’tan aldıkları yardımla Osman Bey’i yöreden atmak için harekete geçti.Koyunhisar ’da yapılan ilk Osmanlı-Bizans Savaşını Osmanlı Devleti kazandı. Kazanılan zaferle Türklere İzmit yolu açılmış, Bursa’nın üçtaraftan yolu kesilmiştir.

Pelekanon (Maltepe) Savaşı (1329): Bursa’nın fethedilmesinden sonra Osmanlı kuvvetlerinin Kocaeli Yarımadası’ndaki kalelerini fethedip İstanbul Boğazı’na yaklaşması ve İznik’i kuşatması üzerine Bizans imparatoru III.Andronikos karşı saldırıya geçti.İznik’i kuşatmış olan Orhan Bey, kuşatmayı kaldırarak Bizans üzerine yürüdü. Maltepe’de yapılan savaşta Osmanlılar,Bizans ordusunu büyük bir yenilgiye uğrattı. Bu savaştan sonra hem Bizans hem de Anadolu’daki Türk Beylikleri,Osmanlıların faaliyetlerini daha yakından izlemeye başladı.

Kpss tarih e çalışan ve full çıkarmak isteyen tüm öğrencilerimize soru çözümleriyle konuların önemli kısımlarını nokta atışı spot bilgilerle anlatıldığı Tarihi Tekrar kitabımızı tavsiye ediyorum.  Kitapseçte yorumları görmek ve kitabı satın almak için buraya tıklayın.

Zenta Muharebesi Osmanlı ile Avusturya orduları arasında, 11 Eylül1697 tarihinde Tisa Irmağı kıyısındaki Zenta ’da yapılan ve Osmanlıların yenilgisiyle sonuçlanan muharebedir. Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları‘nın son önemli çarpışması olan bu savaşın ardından 1699 yılında Karlofça Antlaşması imzalandı.

Bursa’nın Fethi (1326): Osman Bey’in asıl amacı Bursa’yı almaktı. Bu amaçla şehri kuşatma altına aldı. Onun hastalanması üzerine, kuşatmaya oğlu Orhan Bey devam etti. Orhan Bey, Mudanya Limanı’nı ve Orhaneli’ni fethederek Bursa’nın Bizans İmparatorluğu ile bağlantısını kesti. Aralıklarla on yıl süren kuşatma sonunda yardım alma umudu kalmayan Bursa tekfuru şehri teslim etti. İpek üretim ve ticaret merkezi olan Bursa, Osmanlı Devleti’nin başkenti yapıldı. Böylece Bizans İmparatorluğu’nun Marmara’nın güneyindeki etkinliği kırılmış oldu.

Pelekanon (Maltepe) Savaşı (1329): Bursa’nın fethedilmesinden sonra Osmanlı kuvvetlerinin Kocaeli Yarımadası’ndaki kalelerini fethedip İstanbul Boğazı’na yaklaşması ve İznik’i kuşatması üzerine Bizans imparatoru III.Andronikos karşı saldırıya geçti.İznik’i kuşatmış olan Orhan Bey,kuşatmayı kaldırarak Bizans üzerine yürüdü. Maltepe’de yapılan savaşta Osmanlılar, Bizans ordusunu büyük bir yenilgiye uğrattı. Bu savaştan sonra hem Bizans hem de Anadolu’daki Türk Beylikleri, Osmanlıların faaliyetlerini daha yakından izlemeye başladı.

Karesioğulları Beyliği’nin Osmanlı Topraklarına Katılması (1345):Orhan Bey, 1345 yılında karışıklıklar içerisinde bulunan Karesioğulları Beyliği üzerine yürüyerek topraklarını ve donanmasını Osmanlı Devleti’ne kattı. Böylece Osmanlı Devleti’ne katılan ilk beylik Karesioğulları Beyliği oldu ve Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması yolunda ilk adım atıldı. Osmanlılar Karesioğulları denizcilik alanındaki deneyimlerinden ve donanmalarından da yararlanarak Rumeli’ye geçtiler.

Hocam anlatsanız da dinlesek diyenler için youtube kanalımın linkini aşağıya bırakıyorum. Like atmayı ve kanalıma abone olmak için tıklayın.

Edirne’nin Fethi (1363): Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda ilerleyebilmesi için öncelikle Edirne’nin alınması gerekiyordu. Orhan Bey’den sonra padişah olan I. Murat, ilk iş olarak Bizanslıların ve Sırpların Edirne’ye yardım göndermelerini engellemek için önemli yolları ele geçirdi. Daha sonra Osmanlı ordusu Sazlıdere Savaşıyla Bizans ve Bulgar birleşik ordularını yenerek Edirne’yi fethetti. Edirne, I. Murat döneminde Osmanlı Devleti’nin başkenti yapıldı.

Sırpsındığı (I. Çirmen) Savaşı (1364)

II. Çirmen Savaşı (1371):

I. Kosova Savaşı (1389):

Niğbolu Savaşı (1396):

Varna Savaşı (1444):

II. Kosova Savaşı (1448)

TİMUR DEVLETİ (1369 – 1507) Devletin kurucusu olan Timur, 1369 – 1405 yılları arasında yaptığı seferlerle, Harezm, Doğu Türkistan, İran, Azerbaycan, Hindistan Delhi sultanlığı, Irak, Suriye ve Altın Orda Devleti ile Osmanlı Devletinin topraklarının bir kısmına hâkim olmuştur. Onun fetihleri, sonuçları açısından, Türk tarihini olumsuz etkilemiştir. Altın Orda Devleti üzerine düzenlediği seferler (1391) bu devletin Kırım, Kazan, Küçüm, Ejderhan, Kasım ve Nogay Hanlıkları olarak parçalanmasına neden olurken Moskova Knezlerinin güçlenmesini de beraberinde getirmiştir. Böylece, XVI. yüzyıldan itibaren Rusya’nın Kafkaslar ve Kıpçak Bozkırlarına doğru yayılması söz konusu olacaktır. Ankara Savaşı’ndan sonra ülkesindeki karışıklıklar sebebiyle Anadolu da fazla kalamayan Timur, ülkesine döndü. 1405’te ölümünden hemen sonra devlet, Timur’un oğlu ve torunları arasında paylaşılmıştır. Zamanla daha da güç kaybeden bu devlet 1507’de yıkılmıştır.

Bizans’ın Osmanlı Devleti’ne karşı Avrupa devletlerini kışkırtması ve Karamanoğulları Beyliği ile ittifak hâlinde olması üzerine Yıldırım Bayezit, İstanbul’u kuşattı. Haçlı ordusunun Bizans’a yardım etmek amacıyla Niğbolu Kalesi’ni kuşatmasından dolayı kuşatma kaldırıldı. Niğbolu Savaşı’ndan sonra İstanbul tekrar kuşatıldı. Bizans’a gelebilecek yardımları engellemeyi amaçlayan Yıldırım Bayezit, Anadolu Hisarı’nı yaptırdı. Osmanlı ordusundaki toplar, İstanbul surlarını yıkmada yetersizdi. Ayrıca Anadolu ve Rumeli’deki Osmanlı topraklarında karışıklıklar çıkmıştı. Bunların üzerine İstanbul kuşatması kaldırıldı. Bizans’ın Avrupa devletlerini tekrar kışkırtması nedeniyle 1400 tarihinde İstanbul bir kez daha kuşatıldı. Bu kuşatma ise doğuda Timur tehlikesinin görülmesi üzerine kaldırıldı. Buna rağmen Bizans ile istenen şartlarda bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre: İstanbul’da bir Türk mahallesi kurulacak ve bir cami yaptırılacaktı. İstanbul’da Türklerin davalarına bakmak için bir kadı tayin edilecekti. Bizans, Osmanlı Devleti’ne her yıl vergi verecekti.

Anadolu Türk siyasi birliğini kurma çalışmaları Orhan Bey döneminde başladı. Bu amaçla ilk olarak Karesioğulları Beyliği Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlılar, I. Murat döneminde, Anadolu Türk birliğini sağlamada barışçı bir politika izledi. Karamanoğullarına karşı güç kazanmak isteyen Germiyanoğlu Süleyman Şah, kızını I. Murat’ın oğlu Yıldırım Bayezit ile evlendirdi. Bu evlilikle Kütahya, Emet, Simav, Tavşanlı çeyiz olarak Osmanlılara geçti. I. Murat, Hamitoğullarından da para karşılığı Akşehir, Beyşehir, Yalvaç, Seydişehir ve Isparta’yı aldı. Anadolu Türk siyasi birliğini sağlamak için yapılan faaliyetler, Yıldırım Bayezit döneminde daha da hızlandı. Yıldırım Bayezit döneminde Türk birliği savaş yoluyla sağlanmaya çalışıldı. Bu amaçla, Saruhanoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Germiyanoğulları, Karamanoğulları, Hamitoğulları, Eretna Beyliği ve Candaroğulları’nın Kastamonu kolu Osmanlı topraklarına katıldı. Böylece Anadolu Türk birliği büyük ölçüde sağlanmış oldu.

Ankara Savaşı sonucunda Yıldırım Bayezit, Timur’a esir düştü. Sekiz ay Anadolu’da kalan Timur, gittiği her yere Yıldırım’ı da götürdü. Akşehir’e geldiklerinde Yıldırım Bayezit hastalanarak öldü (1403). Timur ise ülkesine döndükten sonra çıktığı Çin seferinde hastalandı ve Otrar kentinde öldü (1405). Ankara Savaşı sonucunda: Anadolu Türk siyasi birliği bozuldu. Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki fetihleri durdu. Anadolu’da Anakara Savaşı sonrasında toprak kayıpları yaşanmasına rağmen, Balkanlarda izlenen iskân politikasının bir sonucu olarak Ankara Savaşı ve sonrasında ciddi toprak kaybı yaşanmadı.Anadolu’da sosyal ve ekonomik düzen bozuldu. Uzun süredir kuşatma altında olan İstanbul’un fethi gecikti. Yıldırım Bayezit’in oğulları arasında 11 yıl süren ve Fetret Devri adı verilen taht mücadeleleri başladı. Timur’un çekilmesiyle Anadolu’nun doğusunda güçlenen Akkoyunlu Devleti Osmanlıları tehdit etmeye başladı.

Mehmet Çelebi’den sonra Osmanlı tahtına oğlu  II. Murat geçti. II. Murat önce Selanik, Yanya ve Serez Osmanlı topraklarına katıldı. Orta ve Güney Arnavutluk’ta Osmanlı yönetimi oluşturuldu ve Venedik’le barış yapıldı Daha sonra II. Murat Anadolu’ya dönerek Balkan devletleriyle ittifak yapan Karamanoğulları isyanını bastırdı. Karamanoğulları isyanını bastırdıktan sonra tekrar Balkanlara geçen II. Murat Sırpların üzerine yürüdü. Belgrad hariç Sırbistan ele geçirildi. Bu sefer sırasında Erdel e giren Osmanlı akıncıları Erdel voyvodası Hünyadi Yanoş’a yenildi. Osmanlı ordusunun yenilmesiyle cesaretlenen Avrupalılar bir Haçlı ordusu kurdular. II. Murat, Haçlılarla yapılan savaşın kaybedilmesi ve aynı anda Karamanoğulları sorunuyla uğraşılmasından dolayı barış isteğinde bulundu ve 1444’te Macarlarla Edirne Segedin Antlaşması’nı imzaladı. Balkanlarda güvenliği sağladıktan sonra Anadolu’ya dönen II. Murat, Balkanlardaki fetihleri sırasında Osmanlı topraklarına saldıran Karamanoğulları üzerine devrin âlimlerinden fetvalar alarak bir sefer daha düzenledi. II. Murat’ın düzenlediği seferden çekinen İbrahim Bey, Osmanlılarla antlaşma imzaladı. Karamanoğulları Seferi den sonra II. Murat, tahttan kendi isteği ile çekilerek tahtı oğlu II. Mehmet’e bıraktı. II. Mehmet’in küçük yaşta tahta geçmesinden yararlanmak isteyen Avrupa devletleri, Edirne Segedin Antlaşması’na uymayarak Macarlar ve Lehlilerin önderliğinde Haçlı tehlikesi üzerine Osmanlı devlet adamları II. Mehmet’in babasının tekrar tahta geçmesini istediler. Bunun üzerine II. Murat ordunun başına geçti. Osmanlı ordusu 1444’te Varna’da karşılaştıkları Haçlı ordusunu büyük bir yenilgiye uğrattı. Macar kralı Ladislas, savaş sırasında öldü. Erdel voyvodası HünyadiYanoş kaçtı. Varna Zaferi’yle, Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda daha önce aldığı yenilgilerin etkisi ortadan kalktı ve buradaki Osmanlı egemenliği daha da arttı.

T ürk Tarihi Açısından Sonuçları:  Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Rumeli toprak bütünlüğü sağlandı. İpek Yolu ve Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan deniz ticaret yollarının kontrolü Osmanlı Devleti’ne geçti.İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti yapıldı. II. Mehmet, Fatih unvanını aldı. Osmanlı Devleti yükselme dönemine girdi.

Dünya Tarihi Açısından Sonuçları

Ateşli silahların surlar üzerindeki etkisi anlaşıldı, böylece Avrupa’da derebeylikler yıkılış sürecine girdi. Bizanslı bilim insanları İstanbul’dan ayrılarak İtalya’da Rönesans hareketlerinin başlamasında etkili oldular. Ticaret yollarının Osmanlı Devleti’nin denetimine girmesiyle yeni yollar bulmak amacıyla Avrupa’da coğrafi keşifler başladı. Orta Çağ sona erdi, Yeni Çağ ba

şladı.

20 yaşında ikinci kez tahta çıkarak 30 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin başında bulunan (1451-1481) Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet), tahta çıktığında ilk iş olarak İstanbul’u fethetmiştir. Tahtta bulunduğu 30 yıllık süre içerisinde bunun dışında birçok başarıya imza atmış, denizde ve karada sürekli fetihlerde bulunmuştur.

Anadolu -İstanbul (1453)-Amasra (1459)-Sinop (1460)  -Konya, Karaman (1466)-Doğu Anadolu (1473 Otlukbeli Savaşı)

Rumeli (Balkanlar) -Sırbistan (1459)-Mora (1460)-Eflak (1462) –Bosna Hersek (1463-1465) -Boğdan (1476) -Arnavutluk (1479)

Denizler -Ege Adaları (Limni, Eğriboz, Taşoz, Semadirek, İmroz, İmroz, Midilli adaları –

Yunan Adaları (Kefalonya, Ayamavra, Zanta adaları)

Fatih Sultan Mehmet’in kuşatıp da alamadığı iki yer; karada Belgrad denizde Rodos Adasıdır.

Şahkulu İsyanı, 1511 yılı Nisan ayında, Şah İsmail‘i kurtarıcı olarak kabul eden Şahkulu önderliğindeki Türkmenler tarafından II. Bayezid yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu‘na karşı gerçekleştirilmiş bir isyandır.

Canberdi Gazali İsyanı. Memluk komutanlarından olup, Yavuz’un Memluk seferinde Osmanlılara karşı savaşmış; Memlukler yıkılınca Yavuz’un gözüne girmeyi başarmış ve Şam valiliğine tayin edilmişti. Yavuz’un ölümüyle, Memluk Devleti’ni yeniden kurmak için isyan etti.1521 de isyan bastırıldı.

Ahmet Paşa İsyanı:Yaşlı sadrazam Piri Mehmet Paşa emekliye ayrıldıktan sonra yerine II. Vezir Ahmet Paşa sadrazam olması gerekirken Kanuni, İbrahim Paşa’yı sadrazam yapınca Ahmet Paşa buna çok gücendi ve Kanuni’den Mısır’a vali olarak atanmasını istedi.Kanuni de onun isteği doğrultusunda Ahmet Paşayı Mısır’a Vali yaptı.Ahmet Paşa Mısır’a gidince orada isyan etti.Uzun uğraşlar sonucunda yakalanarak öldürüldü. Ahmet Paşa,Osmanlı tarihine bir hain olarak geçmiş ve Hain Ahmet Paşa olarak anılmıştır.

Kalender Çelebi İsyanı:Hacı Bektaşi Veli soyundan olduğu için,bu özelliğini kullanarak etrafına Karaman’dan Maraş’a kadar birçok taraftar toplayarak ayaklandı.Kanuni Dönemi’nin en geniş çaplı ayaklanmasıdır.1526’dan 1527’ ortalarına kadar süren bu ayaklanma Vezir-i azam İbrahim Paşa tarafından bastırılmıştır

Baba Zünnun İsyanı. Kanuni döneminde Bozok(Yozgat) Sancağında arazi tahriri yapılırken bir Türkmen’e fazla vergi takdir edilince itiraz etti.Reddedilince Baba Zünnun önderliğinde ayaklanma çıktı.1526’da Baba Zünnun Adana Valisi Piri Bey tarafından öldürülünce isyan bastırıldı.

Babasının Safevi tehlikesini önemsememesi üzerine devlet adamlarının ve yeniçerilerin desteğini alan Yavuz, babasını tahtan indirerek 1512 de Osmanlı tahtına çıktı. İlk olarak doğuya bir sefer düzenleme kararı alan Yavuz, bu seferle İpek Yolu’nun Van-Tebriz hattını ele geçirmiş olacaktı.Ayrıca Safevi Devleti Orta Asya dan gelen Türklerin Osmanlı sınırlarına girmesini de engelliyordu. Bu da Balkanlardaki iskân politikasını olumsuz etkiliyordu. Tüm bu nedenler seferi zorunlu hâle getirmişti. İki ordu Van yakınlarında bulunan Çaldıran Ovasında karşılaştı. Osmanlı ordusunun gücü karşısında Şah İsmail, İran’ın içlerine kaçmak zorunda kaldı. Tebriz, Musul, Kerkük ve Erbil Osmanlı topraklarına katıldı. Böylece Çaldıran Savaşı (1514)büyük bir zaferle sonuçlanmış oldu. Doğu Anadolu da Safevilerin etkisi kırıldı. Dönüşte Dulkadiroğulları Beyliği üzerine gidilerek Turnadağ Savaşı (1515) ile bu beyliğe son verildi. Böylece Anadolu’da Türk siyasi birliği tam anlamıyla sağlanmış oldu. Bağdat ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

Rönesans’ın Sonuçları: Avrupa’da resim, heykel, edebiyat ve mimari en üst düzeyde gelişme gösterdi. Eski eserler ve daha önce papaların çevirisine izin vermedikleri İncil, Latinceden Avrupa dillerine çevrilerek okunduğu için kiliseye ve din adamlarına duyulan güven sarsıldı. Böylece Reform hareketlerine zemin hazırlandı.Skolastik düşünce yıkılarak yerini deney ve gözleme dayalı pozitif düşünceye bıraktı. Pozitif ve özgür düşünce, bilim alanında yeni buluşların ortaya çıkmasına yol açtı. Rönesans’ın etkileri Avrupa dışında görülmedi. Osmanlı Devleti, XV ve XVI. yüzyıllarda bilim, teknik ve mimaride Avrupa’dan çok ileri düzeydeydi. Bu sebeple Osmanlı Devleti Avrupa’da yaşanan bu gelişmelerden yararlanma ihtiyacı duymadı. Ancak Avrupa devletleri, Rönesans’ın etkisiyle oldukça hızlı bir gelişme süreci yakalamış oldu. Rönesans hareketi Coğrafi Keşiflerle zenginleşen Avrupa’da bilim, düşünce ve dinî hayatta önemli değişikliklerin ortaya çıkmasıdır. Keşiflerden sonra, başta İtalya olmak üzere Avrupa’da düşünce ve kültür hareketleri başlamıştır.

Habsburg Hanedanı, Avrupa‘nın çeşitli ülkelerini yüzyıllar boyunca yönetmiş bir hanedandır. Habsburg veya Avusturya Hanedanı olarak da bilinir Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Macaristan’ın önemli bir kısmının Osmanlı hâkimiyeti altına girmesi ile aynı bölgede hak iddia eden Habsburg hanedanı ile uzun süre devam edecek bir hâkimiyet mücadelesi başlamıştır.

Osmanlı’da gümrükler her zaman önemli olmuş ve hiçbir zaman tımar ve zeamete bırakılmamıştır, vakıflara bırakıldığına dair de bir kayıt yoktur. Gümrüklerden elde edilen gelirler devlet hazinesinin önemli gelir kaynaklarındandı. Yabancı devletlere ihraç edilen veya yabancı devletlerden ithal edilen mal ve eşyalardan ve Osmanlı’nın bir iskelesinden diğer bir iskelesine deniz yoluyla veya bir şehir veya kasabasından  diğerine kara yoluyla nakledilen mallar gümrük vergisine tabi idi. Böylece hem iç ticaretten hem de dış ticaretten vergi alınırdı. Gümrük vergisi bir malın nakliyle ilgilidir. Yani bir yerde üretilip orada tüketilen bir maldan gümrük vergisi alınmazdı. Gümrükler iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılırdı. İç gümrükler 1900’lere kadar Osmanlı hazinesinin önemli gelir kaynaklarından biri olma özelliğini korumuştur. İç gümrükler 1843’te kaldırılmıştır. Osmanlı devleti kanuni döneminde neredeyse Akdeniz ticaretinin tamamını kontrol almasına rağmen bu gümrük gelirlerinde aynı oranda bir artışın görülmemesinin ana sebebi Coğrafi Kesiflerin etkisi ile 16. Yüzyıldan itibaren dünya ticaretinin eski ticaret yollarından yani Akdeniz’den açık denizlere, okyanuslara kaymasıdır.

Mora’nın Fethi: İstanbul’un fethinden sonra Bizans İmparatoru XII. Konstantin’in oğulları, Mora yarım adasında hüküm sürmekteydiler.(Mora Despotluğu) rakipleri Kantakuzen ailesine karşı Mora’da, Osmanlıların yardımını istemişlerdi. Turhanoğlu Ömer Bey, akıncıları ile duruma müdahale etti ve muhalifler bertaraf edildi. Fakat bu sefer iki kardeş arasında mücadele başlamıştı. Bölge ülkelerinin Mora’yı istilâ niyetlerini bilen Fatih 1458’de harekete geçti ve Mora Yarım adasını Osmanlı hâkimiyetine soktu.(1460)

Rodos’un Fethi,Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman  1522 yılında 400 parçalık büyük bir donanma ve 100.000 kişilik kara ordusu ile Rodos‘u Osmanlı topraklarına kattı. Rodos’u daha önce Mehmet’in orduları kuşatmış lakin alamamıştır. Rodos’u almadan, Suriye ve Mısır‘ı idare etmenin imkânsız olduğunu düşünen Kanuni Sultan Süleyman, Belgrad‘ı fethettikten sonra (1521), Rodos’a yönelmiştir. Rodos Kalesi beş ay kadar direnmesine rağmen, teslim olmayı kabul etmek zorunda kalmıştır.

Kıbrıs’ın Fethi:Padişah II. Selim’in isteği üzerine, Lala Mustafa Paşa tarafından fethedildi. Adaya Konya ve Karaman çevresinden Türkler yerleştirildi.(1571)

Sebepleri:
– Kıbrıs’ın jeopolitik konumu,

– Doğu Akdeniz’e egemen olma,
– Anadolu, Mısır ve Suriye arasındaki deniz yolu ticaretinin güvenliğini sağlama,
– Anadolu’nun güney kıyılarının güvenliğini sağlama,
– Venedik’in Kıbrıs üzerinden yaptıkları korsanlık faaliyetlerine son verme,

Kıbrıs’ın Fethinin Sonuçları:
— Doğu Akdeniz’de Osmanlı kesin egemenlik kurdu,
— Anadolu, Mısır ve Suriye arasındaki deniz yolunun güvenliği sağlandı,
— Osmanlının Akdeniz’deki üstünlüğü pekişti,
— İnebahtı Deniz Savaşı’na zemin hazırlandı.

CEM SULTAN OLAYI: Fatih’in ölümüyle oğulları II. Bayezit ve Cem Sultan arasında taht kavgası başlamış, Cem Sultan Beyazıt’a yenilmiş ve Mısır’daki Memluk Devletine sığınmıştır. Bir süre sonra yeniden Anadolu’ya gelen Cem Sultan tekrar taht mücadelesine girişmiş, ancak yine başarısız olarak, bu defa da Rodos adasına kaçarak, buradaki Saint Jean Şövalyelerine sığınmıştı. Şövalyeler Cem’i Papaya teslim etmişler, daha sonra Fransa’ya gönderilen Cem burada ölmüştür. II. Bayezit döneminde Cem Sultan’ın Hristiyan Avrupa’nın elinde olması, Avrupa’ya karşı Osmanlıların önemli bir sefer geliştirmesini engellemiştir. Bu yüzden II. Bayezit Dönemi sönük bir devir olmuştur.

CEM OLAYININ OSMANLI DEVLETİNE ETKİLERİ:

Cem’in Hristiyanların eline geçmesi, batılı devletlerin Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmasına, Osmanlıların batıdaki fetihlerinin durmasına sebep olmuştur.  Cem Sultan’ın Memlükler’e sığınması bu devlet tarafından padişah gibi karşılanıp,
himaye görmesi, Osmanlı-Memluk ilişkilerinin daha da bozulmasına sebep olmuştur.

Amasya Antlaşması, Kanuni Sultan Süleyman‘ın çıktığı 3. İran Seferi sonunda Osmanlı Devleti ile İran arasında imzalanan antlaşmadır. 1555‘te imzalanan bu ilk Osmanlı – İran Antlaşması ile Doğu Anadolu,Bağdat Tebriz ve Azerbaycan Osmanlı topraklarına katıldı. 
Kasr-ı Şirin Antlaşması IV. Murat‘ın Bağdat Seferi sonucunda 14 yıldır İran’ın elinde bulunan Bağdat‘ın fethinden sonra Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında 17 Mayıs1639‘da imzalanan, 1623-1639 Osmanlı-İran Savaşını sona erdiren ve bugünkü Türkiye – İran sınırını belirleyen barış antlaşmasıdır.

1590 Ferhat Paşa antlaşması Osmanlı-İran ile Osmanlı Devleti doğuda en geniş sınırlara ulaşmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here